Kayıtlar

2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kitap Yorumu...

Resim
ÇİRKİN GÜZEL

      En bi sevdiğim türlerdir şişman kızın zayıfladığı, çirkin kızın güzelleşip harika bir dönüş yaptığı konular... işte bu türlerden biri olan çirkin güzel harika mı harika şirin mi şirin anlatımıyla karşımızda...Bu hikayemizin kahramanı Melike.. Annesi olmadan büyüyen ve tek çocuk olan Melike babasının gölgesinden çıkmayan, aşırı kilolarını dert etmeyen , Sinem ve Vedat dışında arkadaşı olmadan küçük ama zengin dünyasında yaşayan bir kızdır.. Ve bir gün hayatını derinden etkileyecek olan hayatının aşkı, dönüşümünün mimarı olan bizi başta sinirden kahreden sonradan sevdiren Çağrıyla tanışır ve hayatı hiç beklemediği kadar değişir... Serimizin ilk kitabı bu konu çevresinde döner...





















İkinci kitaba baktığımızda ise 1. kitabın devamında gelişen olaylar niteliğindedir. 1.kitapta ihanetiyle Melike yi yıkan adam 2. kitapta uslu bir baba, hisli bir aşık olarak karşımıza çıkıyor ve bize güzel bir romantik komedi okutuyor...



Resim
SEVGİLİ GÜNLÜK....       Böyle başlardık bir zamanlar yazmaya.. Belki ilkokulda belki ortaokulda başladık günlük tutmaya.. Neler neler yazdık çocuk aklıyla.. ilk ne zaman başladım yazmaya tam hatırlamasam da ilk okuldaydım. Çocukça şeyler anlattığım o defteri ileriki zamanda okuduğumda ne de gülmüştüm.. Sonra bi ara lise de yazmak geldi aklıma bu sefer hitabet de değişti.. Bi adı vardı artık günlüğümün. İsmiyle hitap eder başlardım olanları anlatmaya.. Şimdi hepsi çöpte. Liseye geldiğimde ilk tuttuğum günlüğü, liseyi bitirmeye yakın da lise de tuttuğum günlüğü yırtıp atmıştım.. Şimdi o günlerin üzerinden yıllar geçti.. Yine ara ara açar bi defter karalarım sonra on sayfaları da yırtar atarım..        İnternet de bi yerde okumuştum, diyordu ki : 'Günlük tutmak en iyi tedavi yöntemidir.' Bunu söyleyen haklımı bilmem ama bazen en iyi rahatlama yöntemi olduğu kesin. Karşındakine söyleyemediklerini, saydıramadıklarını o kağıda döker rahatlarsın.. o zaman şöyle desek daha mı iyi, en …
Resim
EN SONLAR....         Sevgili Nabrut'un un yazısından esinlenerek... (Nabrut un yazısını okumak için bi tık..) En son aldığım şey:abur cuburları saymazsak eğer pasta kalıpları aldım yeni tarifler deneyebilmek için :) En son gittiğim şehir: İzmir e yeni taşındım zaten burasını yeni yer olarak sayabiliriz herhalde...
En son mesaj attığım kişi:Haftasonu düğünü olupta benim katılamayacağım çok sevdiğim arkadaşımın telaşına ortak olabilmek biraz da motive edebilmek için bol bol msj attım :) En son yaptığım online alışveriş: Online alışveriş yapmıyorum malesef belki bi gün... En son ne yedim:Tavuk dürüm gezme arası acıkınca aparatif tarzı olsun istedik :) En son ne içtim: Atom.. İzmir de özellikle kemeraltında çoğu yerde el yapımı meyve sularını çeşit çeşit bulabilirsiniz.
En son gittiğim mekan: Kızlarağası Hanı kahve mekanlarıyla meşhurdur.. Onlardan birinde Türk kahvesi içmek için girdik ama yanlış seçim ;)  En son ne izledim:She Was Pretty       (Önerilere açığım... hem kitap hem film de) En …